Yazar: Doç. Dr. Çağlar Çallı, Kulak Burun Boğaz Uzmanı
İnceleyen: Prof. Dr. Adnan Ünal, Kulak Burun Boğaz Uzmanı
Son güncelleme:

Bebeklerde doğuştan işitme kaybının yarısından fazlası genetik nedenlidir ve bunların çoğu otozomal resesif kalıtımla aktarılır. Yenidoğan işitme taramasıyla erken fark edilen kayıplarda işitme cihazı ya da koklear implant ve işitsel rehabilitasyonla dil gelişimi büyük ölçüde desteklenebilir.

İşitme, bebeklerin dünyayı anlamaları ve çevreleriyle etkileşim kurmaları için hayati bir duyudur. Bebeklik döneminde işitme, dil gelişimi, sosyal beceriler ve bilişsel gelişim açısından kritik bir rol oynar. Ancak bazı bebekler, doğuştan ya da erken çocukluk döneminde işitme kaybı yaşayabilir. İşitme kaybı, bebeklerin çevrelerindeki sesleri algılamalarını zorlaştırabilir ve bu da dil gelişimi başta olmak üzere birçok alanda gecikmelere yol açabilir. Bebeklerde işitme kaybının en yaygın nedenlerinden biri genetik faktörlerdir. Genetik işitme kaybı, kalıtsal olarak ebeveynlerden çocuğa geçebilir ve bu durum, işitme kaybının erken yaşta ortaya çıkmasına neden olabilir.

Genetik Faktörler ve İşitme Kaybı

Bebeklerde işitme kaybının en yaygın nedenlerinden biri genetik faktörlerdir. Genetik işitme kaybı, işitme duyusunu etkileyen genlerdeki mutasyonlar sonucu ortaya çıkar. Bu mutasyonlar, işitme kaybının doğuştan ya da erken çocukluk döneminde başlamasına neden olabilir. Genetik işitme kaybı, otozomal dominant, otozomal resesif ya da X kromozomuna bağlı kalıtım yoluyla aktarılabilir.

Otozomal dominant işitme kaybında, işitme kaybına neden olan genin tek bir ebeveynden geçmesi yeterlidir; bu durumda işitme kaybı olan ebeveynin her çocuğunda işitme kaybı görülme olasılığı yaklaşık %50’dir. Otozomal resesif işitme kaybı ise her iki ebeveynden de işitme kaybına neden olan genin geçmesiyle oluşur; ebeveynler genellikle yalnızca taşıyıcıdır ve kendilerinde işitme kaybı yoktur. İki taşıyıcı ebeveynin her gebeliğinde bebekte işitme kaybı görülme olasılığı %25’tir. X kromozomuna bağlı işitme kaybı ise genellikle erkek çocuklarda görülür, çünkü erkekler yalnızca bir X kromozomuna sahiptir ve bu kromozomdaki gen mutasyonu işitme kaybına yol açabilir.

Genetik faktörler, işitme kaybının sadece bir kısmını oluşturur. Ancak, genetik işitme kaybı olan bebeklerde işitme kaybı genellikle doğuştan başlar ve bu durum, erken teşhis ve tedavi gerektirir. Genetik testler, işitme kaybının nedenini belirlemek için kullanılabilir ve bu testler, işitme kaybının kalıtsal olup olmadığını anlamaya yardımcı olabilir.

Bebeklerde İşitme Kaybının Belirtileri

Bebeklerde işitme kaybı, erken dönemde fark edilmeyebilir. Ancak, işitme kaybı olan bebeklerde bazı belirtiler gözlemlenebilir. Bebeklerde işitme kaybının en yaygın belirtileri arasında, çevredeki seslere tepki vermeme, seslere karşı aşırı duyarsızlık ve dil gelişiminde gecikme yer alır. Örneğin, işitme kaybı olan bir bebek, yüksek seslere tepki vermeyebilir ya da ismi söylendiğinde dönüp bakmayabilir. Ayrıca, işitme kaybı olan bebeklerde dil gelişimi daha yavaş olabilir ve bu bebekler, yaşıtlarına göre daha geç konuşmaya başlayabilir.

İşitme kaybı olan bebeklerde gözlemlenebilecek diğer belirtiler arasında, bazı seslere tepki verip bazılarına vermeme ya da sesleri tam olarak algılayamama yer alır. Örneğin hafif veya kısmi işitme kaybı olan bir bebek yüksek seslere tepki verebilir, ancak konuşma seslerini tam olarak algılayamayabilir. Ayrıca işitme kaybı olan bebekler sosyal etkileşimlerde zorluk yaşayabilir ve çevrelerindeki insanlarla iletişim kurmakta zorlanabilir.

İşitme kaybı olan bebeklerde bu belirtilerin fark edilmesi, erken teşhis ve tedavi açısından önemlidir. İşitme kaybı ne kadar erken teşhis edilirse, tedaviye o kadar erken başlanabilir ve bebeklerin dil gelişimi ile sosyal becerileri daha iyi desteklenebilir.

Bebeklerde İşitme Kaybının Teşhisi

Bebeklerde işitme kaybı teşhisi, doğumdan kısa bir süre sonra yapılabilir. Yeni doğan bebeklerde işitme tarama testleri, işitme kaybının erken teşhis edilmesi için kullanılan yaygın bir yöntemdir. Bu testler, bebeklerin işitme yetilerini değerlendirmek ve işitme kaybı olup olmadığını belirlemek için kullanılır. İşitme tarama testleri, genellikle bebek hastaneden taburcu olmadan önce, en geç ilk 1 ay içinde yapılır ve bu testler sayesinde işitme kaybı olan bebekler erken dönemde tespit edilebilir.

İşitme tarama testleri, bebeklerin işitmesini değerlendiren basit ve ağrısız testlerdir. Bu testlerde bebeğin kulağına yerleştirilen küçük bir prob aracılığıyla hafif sesler verilir ve iç kulağın (OAE testi) ya da işitme sinirinin ve beyin sapının (otomatik ABR testi) bu seslere verdiği yanıt cihaz tarafından otomatik olarak ölçülür. Yanıt alınamazsa bebekte işitme kaybı olabileceği düşünülür ve daha ileri testler yapılır.

İşitme tarama testleri, işitme kaybının erken teşhis edilmesi açısından son derece önemlidir. Erken teşhis, işitme kaybı olan bebeklerin dil gelişimi ve sosyal becerilerinin desteklenmesi için gerekli olan tedaviye erken başlanmasını sağlar. Ayrıca, işitme kaybının nedeni genetik faktörlerse, genetik testler de yapılabilir ve bu testler, işitme kaybının kalıtsal olup olmadığını belirlemeye yardımcı olabilir.

Bebeklerde İşitme Kaybının Tedavi Yöntemleri

Bebeklerde işitme kaybı tedavisi, işitme kaybının derecesine ve nedenine bağlı olarak değişir. Hafif işitme kaybı olan bebekler için işitme cihazları etkili bir çözüm olabilir. İşitme cihazları, çevredeki sesleri yükselterek bebeklerin daha iyi duymasını sağlar ve bu da dil gelişimi ile sosyal etkileşimlerde önemli bir rol oynar. İşitme cihazları, bebeklerin işitme yetilerini destekleyerek çevrelerindeki sesleri daha net bir şekilde duymalarını sağlar.

İşitme cihazından yeterli fayda görmeyen ileri ve çok ileri derece işitme kaybı olan bebeklerde ise koklear implant uygulanabilir. Koklear implantın iç parçası ameliyatla iç kulağa (kokleaya) yerleştirilir; dışarıdaki ses işlemcisinin topladığı sesler elektrik sinyallerine dönüştürülerek doğrudan işitme sinirine iletilir. Bu sayede bebeğe ses algısı sağlanır ve uygun işitsel rehabilitasyonla dil gelişimi desteklenir.

İşitme kaybı olan bebekler için müdahaleye ne kadar erken başlanırsa, dil gelişimi ve sosyal beceriler o kadar iyi desteklenir. Uluslararası kılavuzların benimsediği 1-3-6 kuralına göre taramanın 1. ayda, kesin tanının 3. ayda tamamlanması ve erken müdahalenin (işitme cihazı ve işitsel rehabilitasyon) 6. aydan önce başlaması hedeflenir. Erken teşhis ve uygun işitsel rehabilitasyon, bebeklerin akranlarına yakın dil becerileri geliştirmesine önemli ölçüde katkı sağlar. Ayrıca genetik nedenli kayıplarda aileye genetik danışmanlık verilmesi sürecin önemli bir parçasıdır.

Bebeklerde İşitme Kaybının Önlenmesi

Bebeklerde işitme kaybının önlenmesi, genetik faktörlere bağlı olarak her zaman mümkün olmayabilir. Ancak, bazı durumlarda işitme kaybını önlemek ya da en aza indirmek için alınabilecek önlemler vardır. Örneğin, hamilelik sırasında annenin enfeksiyonlardan korunması, bebeklerde işitme kaybını önlemeye yardımcı olabilir. Özellikle kızamıkçık, sitomegalovirüs ve toksoplazma gibi enfeksiyonlar, bebeklerde doğuştan işitme kaybına neden olabilir. Bu nedenle gebelik öncesinde kızamıkçık aşısı gibi gerekli aşıların tamamlanması ve hamilelik sırasında enfeksiyonlardan korunmak önemlidir.

Ayrıca, bebeklerin kulak sağlığını korumak da işitme kaybını önlemenin bir yoludur. Bebeklerin kulaklarına zarar verebilecek yüksek seslerden kaçınmak, kulak enfeksiyonlarını önlemek ve düzenli olarak kulak muayenesi yaptırmak, işitme kaybını önlemeye yardımcı olabilir. Kulak enfeksiyonları, bebeklerde geçici ya da kalıcı işitme kaybına yol açabilir. Bu nedenle, bebeklerin kulak sağlığına dikkat etmek ve enfeksiyon durumunda hızlı bir şekilde tedaviye başlamak önemlidir.

Genetik işitme kaybı durumunda ise önleme mümkün olmayabilir, ancak erken teşhis ve tedavi ile işitme kaybının etkileri en aza indirilebilir. Genetik testler, işitme kaybının nedenini belirlemek ve tedavi sürecini planlamak açısından önemlidir. Ayrıca, genetik danışmanlık, ailelerin işitme kaybı hakkında daha fazla bilgi edinmelerine ve gelecekteki çocuklarında işitme kaybı riskini anlamalarına yardımcı olabilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Yenidoğan işitme taramasından 'kaldı' sonucu alan veya evde işitsel gelişimiyle ilgili şüphe uyandıran bebeklerde vakit kaybetmeden bir Kulak Burun Boğaz uzmanına ve uzman odyoloğa başvurulmalıdır.

  • Bebeğin doğum sonrası yapılan işitme tarama testini geçememesi veya sonucun 'şüpheli / sevk' çıkması
  • Ani ve yüksek seslerde (kapı çarpması, alkış vb.) irkilme, göz kırpma ya da sıçrama tepkisi vermemesi
  • 3-4 aylıkken annenin sesine yönelmemesi veya tanıdık seslerle sakinleşmemesi
  • 6-9 aylık dönemde sesin geldiği yöne başını çevirmemesi ve agulama seslerinin giderek azalması
  • 12 aylık olmasına rağmen basit komutlara yanıt vermemesi ve tek heceli sözcükler üretmemesi
  • Sık tekrarlayan kulak akıntısı, kulak çekiştirme veya yüksek ateş sonrası seslere tepkisizleşme görülmesi

Sıkça Sorulan Sorular

Bebeklerde işitme kaybının en yaygın nedeni nedir?

Bebeklerde işitme kaybının en yaygın nedenlerinden biri genetik faktörlerdir. Genetik işitme kaybı, işitme duyusunu etkileyen genlerdeki mutasyonlar sonucu ortaya çıkar ve bu durum, işitme kaybının doğuştan ya da erken çocukluk döneminde başlamasına neden olabilir. Ayrıca, doğum sırasında ya da sonrasında geçirilen enfeksiyonlar, prematüre doğum, düşük doğum ağırlığı ve bazı ilaçlar da bebeklerde işitme kaybına yol açabilir.

Bebeklerde işitme kaybı nasıl teşhis edilir?

Bebeklerde işitme kaybı, doğumdan kısa süre sonra yapılan işitme tarama testleriyle fark edilir. Bu basit ve ağrısız testlerde bebeğin kulağına yerleştirilen küçük bir prob aracılığıyla hafif sesler verilir ve iç kulağın ya da işitme sinirinin bu seslere verdiği yanıt cihaz tarafından otomatik olarak ölçülür. Taramadan geçemeyen bebeklerde kesin tanı, BERA (ABR) gibi ileri testlerle konur.

Genetik işitme kaybı nedir?

Genetik işitme kaybı, işitme duyusunu etkileyen genlerdeki mutasyonlar sonucu ortaya çıkan işitme kaybıdır. Bu mutasyonlar, işitme kaybının doğuştan ya da erken çocukluk döneminde başlamasına neden olabilir. Genetik işitme kaybı, otozomal dominant, otozomal resesif ya da X kromozomuna bağlı kalıtım yoluyla aktarılabilir. Genetik işitme kaybı olan bebeklerde işitme kaybı genellikle doğuştan başlar ve bu durum, erken teşhis ve tedavi gerektirir.

Bebeklerde işitme kaybı nasıl tedavi edilir?

Bebeklerde işitme kaybının tedavisi, işitme kaybının derecesine ve nedenine bağlı olarak değişir. Hafiften ileri dereceye kadar işitme kaybı olan bebeklerde işitme cihazları etkili bir çözüm olabilir. İşitme cihazından yeterli fayda görmeyen ileri ve çok ileri derece işitme kaybı olan bebeklerde ise koklear implant uygulanabilir. Koklear implantlar, iç kulağa yerleştirilen bir cihaz aracılığıyla çalışır ve bu cihaz, sesleri elektrik sinyallerine dönüştürerek işitme sinirine iletir. Bu sayede bebeğe ses algısı sağlanır ve uygun işitsel rehabilitasyonla dil gelişimi desteklenir.

İşitme kaybı olan bebeklerde dil gelişimi nasıl etkilenir?

İşitme kaybı, bebeklerin dil gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Bebekler, çevrelerindeki sesleri duyarak dil öğrenirler ve işitme kaybı olan bebekler, bu sesleri tam olarak duyamadıkları için dil gelişiminde gecikmeler yaşayabilirler. Ancak, erken teşhis ve tedavi ile dil gelişimi desteklenebilir. İşitme cihazları ya da koklear implantlar, işitme kaybı olan bebeklerin çevrelerindeki sesleri daha iyi duymalarını sağlar ve bu da dil gelişimini olumlu yönde etkiler.

İşitme kaybı olan bebekler için işitme cihazları nasıl çalışır?

İşitme cihazları, çevredeki sesleri toplayarak yükselten ve daha net bir şekilde duyulmasını sağlayan teknolojik cihazlardır. Bebeklerde kullanılan işitme cihazları, bebeklerin kulaklarına yerleştirilen küçük cihazlar aracılığıyla çalışır. Bu cihazlar, çevredeki sesleri toplayarak yükseltir ve bebeklerin daha iyi duymasını sağlar. İşitme cihazları, işitme kaybı olan bebeklerin dil gelişimi ve sosyal etkileşimlerini desteklemek için önemli bir rol oynar.

Koklear implantlar bebeklerde nasıl kullanılır?

Koklear implant, işitme cihazından yeterli fayda görmeyen ileri ve çok ileri derece işitme kaybı olan bebeklerde uygulanan bir yöntemdir. Koklear implantlar, iç kulağa yerleştirilen bir cihaz aracılığıyla çalışır ve bu cihaz, sesleri elektrik sinyallerine dönüştürerek işitme sinirine iletir. Bu sayede bebeğe ses algısı sağlanır ve uygun işitsel rehabilitasyonla dil gelişimi desteklenir. Uygun adaylarda erken yapılan implantasyon, dil gelişimi açısından önemli fayda sağlar.

Bebeklerde işitme kaybı önlenebilir mi?

Bebeklerde işitme kaybının önlenmesi, genetik faktörlere bağlı olarak her zaman mümkün olmayabilir. Ancak, bazı durumlarda işitme kaybını önlemek ya da en aza indirmek için alınabilecek önlemler vardır. Örneğin, hamilelik sırasında annenin enfeksiyonlardan korunması, bebeklerde işitme kaybını önlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca, bebeklerin kulak sağlığını korumak, kulak enfeksiyonlarını önlemek ve düzenli olarak kulak muayenesi yaptırmak, işitme kaybını önlemeye yardımcı olabilir.

İşitme kaybı olan bebeklerde sosyal etkileşim nasıl desteklenir?

İşitme kaybı olan bebeklerde sosyal etkileşim, işitme cihazları ya da koklear implantlar gibi teknolojik çözümlerle desteklenebilir. Bu cihazlar, bebeklerin çevrelerindeki sesleri daha net bir şekilde duymalarını sağlar ve bu da sosyal etkileşimlerde daha rahat olmalarına yardımcı olur. Ayrıca, işitme kaybı olan bebekler için dil terapisi ve erken müdahale programları da sosyal etkileşimleri desteklemek açısından önemlidir.

Genetik işitme kaybı olan bebekler için genetik danışmanlık gerekli midir?

Evet, genetik işitme kaybı olan bebekler için genetik danışmanlık önemlidir. Genetik danışmanlık, işitme kaybının nedenini anlamak ve gelecekteki çocuklarda işitme kaybı riskini değerlendirmek açısından ailelere yardımcı olabilir. Ayrıca, genetik danışmanlık, ailelerin işitme kaybı hakkında daha fazla bilgi edinmelerine ve tedavi sürecini daha iyi anlamalarına olanak tanır

Ailede işitme kaybı öyküsü yoksa bebekte genetik kayıp olabilir mi?

Evet, olabilir. Genetik işitme kayıplarının yaklaşık yüzde 70 ila 80'i otozomal resesif geçişlidir. Bu durumda anne ve baba yalnızca taşıyıcıdır ve kendilerinde işitme kaybı bulunmaz. Her iki ebeveyn de taşıyıcı geni aktardığında bebekte işitme kaybı tablosu ortaya çıkabilir.

Yenidoğan işitme taramasından kalan her bebek kesinlikle işitme engelli midir?

Hayır, tarama testinden geçememek kesin işitme kaybı anlamına gelmez. Doğum sıvısının kulak kanalında kalması veya geçici orta kulak sorunları test sonucunu etkileyebilir. Ancak kesin tanının konulması ve olası kaybın gecikmeden belirlenmesi için bebeğin ayrıntılı ABR/BERA testlerine yönlendirilmesi şarttır.

İşitme kaybı olan bebekler ne zaman işitme cihazı kullanmaya başlayabilir?

Tanı kesinleştikten sonra bebekler 2-3 aylık gibi çok erken dönemlerde bile pediatrik işitme cihazı kullanmaya başlayabilir. Beynin işitme merkezinin ve konuşma becerilerinin gelişebilmesi için ilk 6 ay içerisinde işitsel uyarana kavuşulması kritik önem taşır.

Kaynaklar

İlgili Makaleler

Whatsapp Hattı HEMEN ARARANDEVUWHATSAPP
Duymer İşitme Cihazları