Yazar: Doç. Dr. Çağlar Çallı, Kulak Burun Boğaz Uzmanı
İnceleyen: Prof. Dr. Adnan Ünal, Kulak Burun Boğaz Uzmanı
Son güncelleme:

Çocuklarda sensörinöral işitme kaybı; iç kulak ya da işitme sinirindeki hasar nedeniyle oluşan, dil ve konuşma gelişimini doğrudan etkileyen kalıcı bir işitme sorunudur. Erken tanı ile işitme cihazı veya koklear implant uygulaması çocuğun gelişiminde kritik rol oynar.
Sensörinöral işitme kaybı, iç kulağın veya işitsel sinirin işlev bozukluğundan kaynaklanan bir işitme kaybı türüdür. Çocuklarda sensörinöral işitme kaybı, genetik faktörler, hamilelik veya doğum sırasında meydana gelen komplikasyonlar, enfeksiyonlar, yüksek ses seviyelerine maruz kalma, bazı ilaçlar veya toksinlere maruz kalma gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir.
Çocuklarda sensörinöral işitme kaybı, dil ve konuşma gelişimini etkiler. İşitme kaybı olan çocuklar, konuşulan kelimeleri ve sesleri doğru bir şekilde işleyemezler. Bu da dil becerilerinin gelişimini olumsuz etkiler. Erken yaşta işitme kaybının teşhis edilmesi ve tedaviye başlanması, çocuğun dil ve konuşma becerilerini geliştirmesi için önemlidir.
Çocuklarda sensörinöral işitme kaybının teşhisi, işitme testleri ve değerlendirmeleri kullanılarak yapılır. İşitme cihazları veya koklear implantlar gibi işitme yardımları, işitme kaybı olan çocukların işitme becerilerini desteklemek için kullanılır. Bu noktada makalemizde sensörinöral işitme kaybı olan çocuklar için işitme eğitimi ve işitme tedavisini ele aldık.
Sensörinöral İşitme Kaybı Nedir ve Belirtileri Nelerdir?
Sensörinöral işitme kaybı, iç kulaktaki işitme organı olan koklea veya işitme siniri ile ilgili bir sorun nedeniyle ortaya çıkan işitme kaybı türüdür. Bu tür işitme kaybı, işitme siniri veya kokleada hasar, zedelenme veya bozulma olduğunda meydana gelir. İşitme kaybı genellikle sesleri algılama, anlama ve ayırt etme yeteneğini etkiler.
Sensörinöral işitme kaybı belirtileri arasında şunlar yer alır:
İşitme zorluğu: İşitme kaybı genellikle yavaş bir şekilde gelişir, bu nedenle kişi, konuşmaları anlamakta veya zayıf sesleri duymakta zorlanabilir. Bu, özellikle gürültülü ortamlarda veya birden fazla kişinin konuştuğu durumlarda fark edilir.
Sesi yüksek düzeyde açma ihtiyacı: Sensörinöral işitme kaybı olan kişiler, daha yüksek ses seviyelerine ihtiyaç duyarlar. Televizyonu veya radyoyu daha yüksek bir ses seviyesine ayarlamak veya başkalarıyla konuşurken sesi yükseltmek gibi durumlar söz konusu olur.
Konuşmanın netliğinde azalma: İşitme kaybı olan kişiler, konuşmaları duysalar bile kelimeleri veya cümleleri net bir şekilde anlamakta zorlanırlar. Özellikle yüksek frekanslı sesler (örneğin "s" veya "f" gibi sesler) zorluk çıkarır.
Zil sesi veya çınlama: Bazı insanlar sensörinöral işitme kaybı yaşarken kulaklarında sürekli bir zil sesi veya çınlama hissi yaşarlar. Bu durum tinnitus olarak adlandırılır ve işitme kaybıyla birlikte görülebilir.
İşitsel çevreye ilgisizlik: İşitme kaybı olan kişiler, işitsel uyaranlara ilgi duymada azalma gösterirler. Konuşmalara veya diğer seslere karşı duyarsızlık veya kayıtsızlık sergilerler.
Çocuklarda Sensörinöral İşitme Kaybının Nedenleri
Çocuklarda sensörinöral işitme kaybının nedenleri çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkar. Doğumsal faktörler, genetik faktörler, işitme siniri sorunları, iç kulak anomalileri ve ilaçlar/enfeksiyonlar gibi etkenler sensörinöral işitme kaybına yol açabilir.
Doğumdan itibaren var olan veya sonradan gelişen yapısal bozukluklar, genetik mutasyonlar, işitme siniri anormallikleri ve iç kulakta yer alan koklea veya işitme sinirindeki sorunlar çocuklarda sensörinöral işitme kaybına neden olabilir.
Ayrıca bazı ilaçlar ve enfeksiyonlar da çocuklarda işitme kaybına yol açabilir. Çocuklarda sensörinöral işitme kaybı nasıl anlaşılır diye merak ediyorsanız belirtileri incelemek önemlidir. Çocuklarda sensörinöral işitme kaybı; dil gelişiminde gecikme, söylenenleri sık sık tekrarlatma, seslere beklenenden az ya da tutarsız tepki verme, dikkat ve odaklanma sorunları, sesleri yanlış telaffuz etme ve sözel talimatları anlamama gibi belirtilere yol açabilir.
Genetik Nedenler
Çocuklarda sensörinöral işitme kaybının genetik nedenler çeşitli şekillerde ortaya çıkar. Örneğin, otozomal dominant geçiş paterniyle ilişkili genetik mutasyonlar, ebeveynden gelen bir tek genin etkilenmesiyle işitme kaybına neden olur.
Otozomal resesif geçiş paterni ise, her iki ebeveynin de (çoğu zaman kendilerinde işitme kaybı olmadan) taşıyıcı olduğu durumlarda ortaya çıkabilir. Başka bir genetik faktör ise, X'e bağlı geçiş paterniyle ilişkilendirilen genetik mutasyonlardır.
Genetik faktörlerin yanı sıra, çevresel faktörler de sensörinöral işitme kaybına yol açar. Örneğin, enfeksiyonlar, bazı ilaçlar, yüksek gürültü düzeyleri ve anne karnında maruz kalınan zararlı maddeler işitme kaybına neden olur. Sonuç olarak, çocuklarda sensörinöral işitme kaybının genetik nedenleri mevcuttur. Genetik mutasyonlar, işitme siniri veya iç kulakta hasara yol açarak işitme kaybına neden olur.
Doğum Öncesi Faktörler
Doğum öncesi faktörler, bir bireyin gelişimi sırasında annenin hamilelik sürecinde maruz kaldığı etkenlerdir. Bu faktörlerden biri de sensörinöral işitme kaybına neden olabilir. Sensörinöral işitme kaybı, iç kulaktaki sinir hücrelerinin veya işitme yollarının hasar görmesi sonucu oluşan işitme kaybıdır.
Doğum öncesi faktörlerin sensörinöral işitme kaybına etkisi genetik faktörler, enfeksiyonlar, hamilelik sırasında annenin kullandığı ilaçlar, annenin alkol ve sigara kullanımı ve rahim içi gelişimsel anomalilikler olarak sıralanabilir. Doğum öncesi faktörlerin sensörinöral işitme kaybına etkisi karmaşık bir konudur ve her durum farklılık gösterebilir. Hamilelik döneminde annelerin sağlıklı bir yaşam sürmeleri, düzenli kontroller yapmaları ve doktorun önerilerine uymaları önemlidir.
Doğum ve Yenidoğan Dönemi Komplikasyonları
Doğum ve yenidoğan dönemi komplikasyonları, bebeklerde sensörinöral işitme kaybına neden olabilen faktörlerdir. Prematürite (erken doğum), apgar skoru düşüklüğü, kan değişimi gerektirecek düzeyde ağır sarılık (ikter), enfeksiyonlar ve ototoksik ilaçlar doğum ve yenidoğan dönemi komplikasyonları olarak gösterilir. Bu komplikasyonlar, doğum ve yenidoğan dönemindeki risk faktörlerinden sadece bazılarıdır ve her durum farklılık gösterir.
İlaç ve Toksinler
Sensörinöral işitme kaybına bazı ilaç ve toksinler neden olabilir. Bazı ilaçlar, özellikle yüksek dozlarda veya uzun süreli kullanıldığında iç kulakta hasara yol açabilir; bu tür ilaçlara ototoksik ilaçlar denir. Bazı antibiyotikler (aminoglikozitler), sisplatin gibi bazı kemoterapi ilaçları, yüksek dozda aspirin ve bazı idrar söktürücüler (diüretikler) bu ilaçlara örnektir. Bunun yanında ağır metaller (cıva, kurşun), organik çözücüler (toluen, ksilen) ve karbon monoksit gibi kimyasal maddeler de işitme kaybına yol açabilir.
Enfeksiyonlar
Sensörinöral işitme kaybı bazen enfeksiyonlar nedeniyle ortaya çıkar. Çocuklarda kalıcı işitme kaybına neden olabilecek enfeksiyonlar arasında doğumsal sitomegalovirüs (CMV) enfeksiyonu, menenjit, kabakulak, kızamık ve iç kulağın iltihabı (labirentit) sayılabilir. Orta kulak iltihabı ise çoğunlukla geçici iletim tipi işitme kaybına yol açar, nadiren iç kulağı da etkileyebilir. Ancak her enfeksiyon durumunda çocuklarda işitme kaybı yaşanmayabilir.
Gürültü, Genetik Sendromlar ve Geç Fark Edilen İşitme Kaybı
Bazı durumlarda çocuklarda işitme kaybı, aileler veya sağlık çalışanları tarafından uzun süre fark edilmeyebilir. Geç fark edilen işitme kaybı, çocuğun dil ve iletişim becerilerinin gelişimini olumsuz etkiler; bu nedenle yenidoğan taramasından geçmiş olsa bile işitmesinden şüphelenilen çocuklar yeniden değerlendirilmelidir.
Uzun süre yüksek sese maruz kalmak çocuklarda da kalıcı işitme kaybına yol açabilir. Kısa süreli yüksek ses maruziyetinden sonra görülen geçici işitme azalması ise kalıcı kayıpla karıştırılabileceğinden, işitme testlerinin uygun zamanda tekrarlanması önemlidir.
Bazı genetik sendromlar ve iç kulağın doğumsal yapısal anomalileri de işitme kaybının gelişiminde önemli rol oynar. İşitme kaybının nedeninin doğru bir şekilde belirlenmesi ve gerektiğinde uzmanlar tarafından tedavi edilmesi önemlidir.
Travma ve Yaralanmalar
Çocuklarda sensörinöral işitme kaybı travma ve yaralanmalardan kaynaklanabilir. Özellikle şiddetli kafa travmaları, hava basınç değişikliklerinden kaynaklanan barotravmalar ve yüksek ses seviyelerine sürekli maruz kalmak işitme kaybına neden olabilir. Ayrıca kulak içine kaçan cisimlerden kaynaklanan yaralanmalardan sonra da çocuklarda işitme kaybı görülebilir.
Bilinmeyen Nedenler
Çocuklarda sensörinöral işitme kaybı, bazen belirlenemeyen nedenlerden kaynaklı olur. Bu durumlarda işitme kaybı, açık bir enfeksiyon, travma veya genetik faktör gibi belirgin bir sebebe bağlanamaz. Bu duruma "idiyopatik sensörinöral işitme kaybı" denir. İdiyopatik sensörinöral işitme kaybı, çocuğun işitme kaybının kesin nedenini belirlemek için yapılan testler ve değerlendirmeler sonucunda ortaya çıkar.
Sensörinöral İşitme Kaybı Olan Çocuklara Yönelik Yaklaşımlar
Sensörinöral işitme kaybı, işitme siniri veya iç kulağın hasar görmesi sonucu ortaya çıkan bir tür işitme kaybıdır. Bu durum, çocukların dil ve iletişim becerilerini etkileyebilir ve yaşamlarının farklı alanlarında zorluklar yaşamalarına neden olur. Sensörinöral işitme kaybı olan çocukların ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli yaklaşımlar kullanılır. İşitme cihazları, koklear implantlar, işitme ve konuşma terapisi gibi yöntemler, bu çocukların işitme yeteneklerini geliştirmelerine ve dil becerilerini ilerletmelerine yardımcı olur. Ayrıca, erken müdahale ve özel eğitim programları da önemli destekleyici yaklaşımlar olarak kullanılır. Sensörinöral işitme kaybı olan çocuklara yönelik yaklaşımlar, her çocuğun bireysel ihtiyaçlarına ve özelliklerine göre uyarlanmalıdır.
İşitme Cihazları ve Koklear İmplantlar
Sensörinöral işitme kaybı olan çocuklar için işitme cihazları yaygın bir seçenektir. İşitme cihazları sesleri güçlendirerek iç kulağa iletir ve çocuğun kalan işitmesinden en iyi şekilde yararlanmasına yardımcı olur. Cihazlar, çocuğun işitme kaybının derecesine göre odyolog tarafından programlanır.
Bunun yanı sıra sensörinöral işitme kaybı olan çocuklarda daha ileri bir işitme kaybı varsa ve işitme cihazlarından yeterli fayda sağlanamıyorsa, koklear implant bir seçenek olabilir. Koklear implant, iç kulağa yerleştirilen bir cihazdır ve işitme sinirine doğrudan elektriksel uyarılar göndererek işitsel bilgilerin beyne iletilmesini sağlar. Bu sayede çocuğa ses algısı sağlanır ve uygun rehabilitasyonla dil gelişimi desteklenir.
Konuşma ve Dil Gelişimi Destek Programları
Sensörinöral işitme kaybı olan çocuklar için konuşma ve dil gelişimi destek programları oldukça önemlidir. Bu programlar çocuğun dil ve konuşma becerilerini geliştirmeye odaklanır. İşitme kaybı olan çocuklar, işitme cihazı veya koklear implant gibi teknolojik yardımlarla sesleri daha iyi duyabildiklerinde, terapi sürecinde dil gelişimi ve konuşma becerileri üzerinde çalışarak iletişim becerilerini geliştirirler.
İşitme Eğitimi ve Rehabilitasyonu
Sensörinöral işitme kaybı olan çocuklar için işitme eğitimi ve rehabilitasyonu, işitme yeteneklerini en üst düzeye çıkarmayı, dil ve iletişim becerilerini geliştirmeyi ve sosyal uyumu desteklemeyi hedefler. İşitme eğitimi ve rehabilitasyonu, çocuğun işitme kaybını yönetmeyi öğrenmesine ve çevresiyle etkili iletişim kurmasına yardımcı olur.
İşaret Dili ve İletişim Sistemleri
Sensörinöral işitme kaybı olan çocuklarda işaret dili, etkili bir iletişim aracıdır. İşaret dili, ellerin ve gövdenin belirli hareketlerini kullanarak iletişim kurmayı sağlayan bir sistemdir. İşaret dilini öğrenen çocuklar, duyma eksikliklerine rağmen etkili bir şekilde iletişim kurar ve çevreleriyle etkileşimde bulunurlar.
Ayrıca, iletişim sistemleri de işitme kaybı olan çocuklar için önemli bir rol oynar. İletişim sistemleri, işitme cihazları, koklear implantlar veya diğer teknolojik cihazlar aracılığıyla sesleri algılamaya yardımcı olan sistemlerdir. Bu cihazlar, çocuğun işitme yeteneğini artırarak konuşmayı ve diğer sesleri daha iyi anlamasına olanak tanır.
İşaret dili ve iletişim sistemleri, sensörinöral işitme kaybı olan çocukların iletişim becerilerini desteklemek için birlikte kullanılabilir. İşaret dilini öğrenen çocuklar, işitsel dünyayla etkileşimde bulunabilirken, iletişim sistemleri de işitme yeteneklerini artırarak çocukların daha iyi iletişim kurmasını sağlar.
İşbirliği ve Çokdisipliner Yaklaşım
Sensörinöral işitme kaybı olan çocukların tedavisinde, işbirliği ve çokdisipliner yaklaşım büyük önem taşır. Bu yaklaşım, farklı uzmanlık alanlarından profesyonellerin bir araya gelerek çocuğun genel gelişimini desteklemeyi hedefler.
Çokdisipliner yaklaşım, farklı disiplinlerden uzmanların birlikte çalışarak çocuğun genel gelişimini desteklemeyi amaçlar. İşitme kaybı olan çocuklar, sadece işitme sorunlarıyla değil, aynı zamanda dil ve konuşma gelişimi, sosyal ve duygusal beceriler, bilişsel gelişim ve akademik başarı gibi alanlarda da desteklenmelidir.
Bu nedenle, pedagoglar, dil ve konuşma terapistleri, psikologlar ve diğer uzmanlar, çocuğun ihtiyaçlarına uygun bireyselleştirilmiş bir program oluşturmak için bir araya gelir. Bu program, çocuğun tüm gelişim alanlarını desteklemeyi ve potansiyelini maksimize etmeyi amaçlar. İşbirliği ve çokdisipliner yaklaşım, sensörinöral işitme kaybı olan çocukların sağlıklı bir şekilde büyümelerini ve gelişmelerini destekler.
Sosyal ve Duygusal Destek
Sensörinöral işitme kaybı yaşayan çocuklar için sosyal ve duygusal destek sağlamak, onların sağlıklı bir şekilde sosyal ilişkiler kurmalarını ve duygusal ihtiyaçlarını karşılamalarını destekler. İşitme kaybı, çocuğun iletişim becerileri, kendine güveni ve sosyal etkileşimleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Bu nedenle, sosyal ve duygusal destek çocuğun genel iyi oluşunu desteklemek için önemlidir.
Çocukların işitme kaybıyla başa çıkabilmeleri ve sosyal becerilerini geliştirebilmeleri için destekleyici bir çevre oluşturulmalıdır. Aynı zamanda duygusal destek de önemlidir. İşitme kaybı olan çocuklar diğer akranlarından farklı olduklarını fark edebilir; bu durumda özgüven sorunları veya sosyal izolasyon yaşayabilirler. Bu nedenle çocuğun duygusal ihtiyaçlarını anlamak, empati göstermek ve profesyonel rehberlik almak oldukça faydalıdır.
Aile Eğitimi ve Rehberlik
Sensörinöral işitme kaybı yaşayan çocuklar için aile eğitimi ve rehberlik, ailenin çocuğun işitme kaybıyla başa çıkmasına ve gelişimini desteklemesine yardımcı olur. Aile eğitimi, ailenin işitme kaybı hakkında bilgi edinmesini ve çocuğun gereksinimlerini karşılamak için uygun stratejiler geliştirmesini sağlar.
İşitme kaybı hakkında bilgi sahibi olmak, ailelerin çocuklarının durumunu anlamalarına ve doğru kararlar almalarına yardımcı olur. Aileler, işitme cihazları, koklear implantlar, işaret dili veya iletişim sistemleri gibi iletişim yardımcılarını nasıl kullanacaklarını öğrenerek çocuklarının iletişim becerilerini destekleyebilir. Ayrıca, aileler çocuklarının dil ve konuşma becerilerini geliştirmek için uygulanabilecek yöntemler konusunda da bilgilendirilmelidir.
Rehberlik ise ailelere çocuklarının işitme kaybıyla ilgili duygusal ve pratik zorluklarla nasıl başa çıkacaklarını öğretir. Duygusal destek sağlamayı, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını anlamayı ve ona destek olmayı içerir. Aynı zamanda, ailelere çocuklarının eğitim sürecindeki gereksinimlerini karşılamak için kaynaklar ve hizmetler konusunda rehberlik edilir. Aileler, işitme eğitimcileri, dil ve konuşma terapistleri ve diğer uzmanlarla işbirliği yaparak çocuklarının gelişimini desteklemek için uygun stratejileri uygularlar.
Ne Zaman Doktora Başvurmalı?
Çocuklarda işitme kaybının erken fark edilmesi, dil ve zihinsel gelişimin kesintisiz sürmesi açısından hayati önem taşır. Çocuğunuzda aşağıdaki belirtilerden birini ya da birkaçını fark ettiğinizde vakit kaybetmeden bir Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanına başvurmanız gerekir:
- Bebeklerde yüksek seslere karşı irkilme, göz kırpma veya sese doğru yönelme tepkilerinin bulunmaması
- Yaşına uygun dil ve konuşma basamaklarında belirgin gecikme görülmesi ya da çıkarılan seslerin giderek azalması
- İsmiyle seslenildiğinde ya da arkasından konuşulduğunda tepki vermemesi, sürekli yüz yüze iletişime ihtiyaç duyması
- Televizyon ve tablet sesini sürekli aşırı düzeyde açma veya sesleri net duyamadığını ifade etmesi
- Daha önce normal duyan bir çocukta ani gelişen işitme kaybı, kulak akıntısı veya şiddetli kulak ağrısı oluşması durumunda aynı gün gecikmeden uzmana başvurulmalıdır
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuklarda sensörinöral işitme kaybı tamamen düzelir mi?
Sensörinöral işitme kaybı genellikle iç kulaktaki tüy hücrelerinin veya işitme sinirinin kalıcı hasarından kaynaklanır; bu nedenle tıbbi ya da cerrahi yöntemlerle tamamen eski hâline döndürülemez. Ancak erken dönemde başlanan işitme cihazı veya koklear implant tedavisi ve işitsel rehabilitasyon sayesinde çocuklar akranlarıyla uyumlu dil ve iletişim becerileri kazanabilir.
Çocuklarda sensörinöral işitme kaybı ne kadar erken teşhis edilmelidir?
Tanının ilk 3 ay içinde konması ve en geç 6 aylıkken uygun müdahalenin başlatılması önerilir. Yenidoğan işitme taramaları bu sürecin ilk adımıdır. Erken müdahale, beynin işitme merkezlerinin seslerle uyarılarak gelişmesine yardımcı olur ve konuşma gelişimini destekler.
Sensörinöral işitme kaybında işitme cihazı mı koklear implant mı kullanılır?
Hafif ve ileri derece arasındaki kayıplarda öncelikle uygun pediatrik işitme cihazları tercih edilir. İşitme cihazından yeterli konuşmayı anlama faydası göremeyen ileri ve çok ileri derecedeki kayıplarda ise uzman hekim ve odyolog değerlendirmesiyle koklear implant (biyonik kulak) cerrahisi planlanabilir.
Kaynaklar
- Dünya Sağlık Örgütü (WHO). Deafness and hearing loss (erişim: 2 Ekim 2026)
- NHS. Hearing loss (erişim: 2 Ekim 2026)


