ReSound ve Interton İşitme Cihazları Türkiye Tek Distribütörü

İşitme Cihazı Kullanıcısının Kablosuz İşitme Cihazı Seçimi

Kablosuz İşitme Cihazı Seçimi

Kullanıcının gereksinimleri kablosuz işitme cihazlarında teknolojik seçimleri nasıl etkilemektedir

Jennifer Groth, Brian Dam Pedersen

Kablosuz teknoloji toplumumuzda oldukça yaygındır. Bununla birlikte, kablosuz iletim sağlamanın bir çok türü ve yöntemi bulunmaktadır. Bu makalede, kablosuz işitme cihazı kullanımı açısından piyasada bulunan farklı kablosuz teknolojiler özetlenmekte ve 2.4 GHz teknolojisini kullanan tescilli bir sistemin ReSound seçimin arkasındaki mantık açıklanmaktadır. Kapsamlı bir piyasa araştırmasından sonra, 2.4 GHz teknolojisinin işitme cihazı son kullanıcısının ihtiyaçlarını daha iyi karşıladığı bulunmuştur. Bu ihtiyaçlar arasında sürekli iletim için dudak senkronizasyonu ve eko etkileri ve vücuda takılan kablolara ihtiyaç duymadan çok sayıda ses kaynağıyla bağlantıya geçme becerisi yer almaktadır. Ayrıca, herhangi bir ara kablo veya vücuda takılan bir aksesuar olmaksızın işitme cihazların programlayan bir sistem tasarımı aracılığıyla takan kişinin ihtiyaçlarına da değinilmiştir. Harici ses kaynaklarına olan sağlam bağlantıları ve üstün ses kalitesine bağlı olarak Resound kablosuz işitme cihazını tasarlarken 2.4 GHz teknolojisi net bir seçim olmuştur.

“Kablosuz” terimi, elektrikli ileticiler (kablolar gibi) kullanılmadan birçok amaç için bilgi iletimini sağlayan bir takım teknolojileri kapsamaktadır. İşitme cihazlarında uzun süre t bobinleri ve FM sistemleri şeklinde analog kablosuz teknolojiyi kullanılmıştır. Bu teknolojilerin kullanımı belirli durumlarda sinyal-ses oranını büyük ölçüde iyileştirerek kullanıcıya fayda sağlayabilir. Yakın zamanda, ya sağ ve sol cihazlar arasında bilgi değişimi yapmak ya da televizyon veya telefon gibi başka bir kaynaktan bilgi almak için dijital kablosuz iletim kullanan işitme cihazları piyasaya sürülmüştür. Dijital işitme cihazlarıyla olduğu gibi, dijital kablosuz iletim sinyal işleme açısından analog olana göre daha fazla olanak sağlamaktadır.  Ayrıca, dijital kablosuz iletim genellikle analoğa göre sinyal-gürültü oranını iyileştirmiştir ve özel teknolojisine bağlı olarak parazite daha az maruz kalma ve gizlilik için kodlama olanakları sunmuştur. İşitme cihazlarındaki dijital kablosuz özellikler böylece analog kablosuzların hali hazırda mevcut olan faydalarını uzatabilir ve genişletebilir.

“Dijital kablosuz” ayrıca çok farklı uygulamalar için kullanılan bir terimdir.  Bu değişen teknolojilerin herhangi biri doğası gereği diğerine üstün değildir, bununla birlikte, tüm uygulamalar için geçerli olan, birinin diğerine göre daha çok işe yarayacağıdır. Bu durum, işitme cihazları için özellikle doğrudur. İşitme cihazlarında ideal kablosuz teknoloji kullanımı seçiminde, hem kullanıcının ihtiyaçlarını hem de teknolojinin uygulanma kolaylığının göz önüne alınması önemlidir. Örneğin, Bluetooth, cep telefonları gibi işitme cihazlarıyla iletişimde olması elverişli olan birçok cihazda standart olarak kullanılan dijital kablosuz bir teknolojidir.  Böylece, Bluetooth’un işitme cihazları için en iyi seçenek olduğu düşünülebilir. Bununla birlikte, Bluetooth ses sinyallerinde birçok durumda kullanıcı gerekliliklerini karşılayamayan bir gecikmeye neden olabilir.  Ayrıca, tipik işitme cihazı bataryası gerekliliklerine göre özellkle yüksek güç tüketimi bu uygulama için Bluetooth’u kullanışsız kılmaktadır.

ReSound işitme cihazları için seçilen dijital kablosuz teknoloji, 2.4 GHz ISM (Endüstri, Bilimsel, Medikal) frekans bandında çalışan tescilli bir sistemdir Bu makalede, işitme cihazı kullanıcısının ve işitme cihazı takanın gerekliliklerini nasıl analiz edildiği ile birlikte uygulama pratikliği ve bu seçeneğe neden olan tasarım tartışılacaktır.

Kablosuz teknolojiler için seçenekleri daraltan kullanıcı seçenekleri

ReSound, kablosuz özellikleri olan bir işitme cihazı sisteminde kullanıcı gerekliliklerini tanımlamada hem MarkeTrak gibi yayınlanan çalışmalara hem de birlikte kapsamlı bir pazar araştırmasına (Groth & Anthonsen, 2010) dayanmaktadır.   Kullanıcıların hem işitme cihazı takan işitmesi zayıf bireyler hem de işitme cihazı takan profesyoneller oldukları düşünülmüştür. Dijital kablosuz teknolojiye sahip işitme cihazları birkaç yıldır piyasada bulunduğundan, kullanıcıların mevcut ürünlerle nasıl etkileşim olduğunu gözlemlemek ve incelemek ve bunu ilerideki kullanıcı ihtiyaçlarını ortaya çıkarmak üzere bir yol olarak kullanmak mümkün olmuştur. İnsan-Bilgisayar Etkileşimi bilimi uzmanlarından, yazılımcılar ve odyoloji uzmanlarından oluşan bir takım, cihaz takanları kendi yerlerinde ziyaret ederek piyasada bulunan kablosuz özellikli işitme cihazlarıyla nasıl çalıştıklarını ve bu ürünleri kullanırken müşterilerine ne tür danışmanlık verdiklerini incelediler.  Ekip, cihaz yerleştirme ve danışmanlık görev akışının bu sistemleri ne ölçüde desteklediğini ve meydana gelen hataları tanımlayabilecek kapasitedeydi.

Örneğin, bir ürün takılma sırasında net bir bağlantı durumu sağlamadı, bu da montajcının fark etmeden bağlantıyı kaybetmesine neden oldu.  Diğer üründe montajcının işitme cihazı müşterinin kulaklarına yerleştirilebildiğinde programlama ara yüzünde yanıp sönen ışıkları yorumlaması gerekti.  Farklı sistemlerdeki genel sorun, programlama ara yüzünü seçmenin montajcı için açık olmamasıydı. Bu sorunlar dikkate alındığında, bir çok montajcının “kablosuz” işitme cihazlarını takmak için kablo kullanmaya devam etmesi şaşırtıcı olmadı Almanya’da, 152 işitme bakımı uzmanının yaklaşık olarak yarısı, kablosuz takma imkanı sağlayan ürünlerde hemen her zaman kablo kullandıklarını bildirmiştir.

Hem son kullanıcı hem de montajcı açısından bu kapsamlı gereksinim analizinden ortaya çıkan en önemli kullanıcı ihtiyaçları aşağıda listelenmiştir.  İlginç bir şekilde, söz konusu özelliklere sahip işitme cihazları piyasada iyi bilinse de, işitme cihazları arasındaki iletişimi kapsayan gereklilikler harici cihazlara bağlanma kadar değerli bulunmamıştır.  Bazı montajcılar ses ve program değiştirme rahatlığının önemli olduğunu savunsa da, montajcılar özellikle iki tarafa takılan cihazlar arasındaki kablosuz iletişimin sadece müşterileri için işitmede bir iyileşme sağlarsa marjinal olduğu görüşünü belirtmiştir.  Almanya’da, Fransa’da ve ABD’de odak gruplar ve işitme bakımı uzmanları ve son kullanıcılarla birlikte resmi çalışmalar şeklinde yürütülen piyasa araştırması tutarlı sonuçlar vermiştir: telefonlara ve televizyonlara bağlanmak için daha iyi çözümler elde etmek üzere kablosuz bağlantı kullanmak kullanıcı memnuniyeti üzerinde en büyük etkiye sahip olmak olarak değerlendirilmiş ve kablosuz uygulamalar için en istenilen gelişmeleri kapsamıştır. ReSound sistemi için kablosuz teknoloji seçimi esasen bu öncelikli gerekliliklerin kaç tanesinin karşılanabildiğine bağlıdır

 

Montajcı gereklilikleri

  • Kablo, ara bağlantı cihazı yok
  • Uzun bağlantı aralığı
  • Sağlam bağlantı
  • Tak ve çalıştır
  • Kullanımı kolay montaj sistemi

İşitme cihazı takanların gereklilikleri

  • Vücuda takılan cihaz gerekli değil
  • Televizyona ve cep telefonuna bağlanabilme
  • Uzun bağlantı aralığı; stabil bağlantı
  • Mükemmel ses kalitesi
  • Televizyon için eş zamanlı seste gecikme yok veya sınırlı (dudak senkronize sorunları yok)
  • Basit kurulum ve kullanım
  • Çoklu ses cihazlarına bağlantı; çoklu kullanıcının aynı ses kaynağına bağlanabilmesi

Gereklilikleri karşılamada güçlükler

Bu kullanıcı gerekliliklerinin bazıları, NFMI (Yakın Alan Manyetik İndüksiyon) olarak bilinen birçok işitme cihazında kullanılan dijital kablosuz teknolojinin hemen yetkisiz kalmasına neden olmuştur.  NFMI bazlı teknoloji araştırma ve geliştirme yatırımı açısından en kolay uygulanan sistem olurken, bu teknoloji ReSound’a kullanıcılar için çok önemli olan sorunları çözmesine olanak sağlamamaktadır. Bunun başlıca nedeni, işitme cihazlarının ara eş zamanlı cihaz değil, kablosuz sistemin merkezinde olmasının aşikâr olduğuydu.  NFMI ile vücuda takılan bir eş zamanlayıcı ile boyna takılan bir kablo sistemin merkezidir.

Bu cihaz, uzak kaynaklardan sinyaller alır ve bunları indüksiyon yoluyla işitme cihazlarına aktarır. NFMI aralığı sadece birkaç metreyle sınırlıdır; bu nedenle sadece kullanıcının eş zamanlama cihazına çok yakın olması durumunda ses eşzamanlama meydana gelebilir ve işitme cihazları ideal olarak manyetik alana yakın tutulmalıdır, bunun anlamı eş zamanlayıcının vücuda takılması gerektiğidir. Cep telefonlarında ve bazı dijital müzik çalarlarda sık kullanılan Bluetooth bulunan ses kaynakları ara cihaza doğrudan gönderse de, Bluetooth kablosuz teknoloji kullanılarak sesi ara cihaza iletmek için ses kaynağına üçüncü bir cihazın takılması gerekmektedir. Vücuda takılan bir cihaza dayanmayan kullanıcı gerekliliği, NFMI bazlı teknolojiyle karşılanmamaktadır.

Bluetooth’ın ideal bir çözüm olmadığı da açıktır. Resound’un tescilli teknolojisi olarak aynı 2.4 GHz ISM bandında çalışmasına rağmen, Bluetooth kablosuz iletişim için açık bir standarttır. Sadece ses sinyallerinin eş zamanlamasını için değil, çok fazla uygulama için kullanılabilir; aynı zamanda bilgisayar ağları, oyun kontrol edicileri ve elektik ölçüm programlayıcıları gibi durumlarda da kullanılmaktadır. Hali hazırda, Bluetooth kullanan yaklaşık 12.000 farklı ürün bulunmaktadır. Bluetooth iletişim protokolleri bu nedenle yeterince geniştir ve bu birçok kullanım alanına uymak üzere yeterince esnektir. Bu nedenle, Bluetooth daha fazla hesaplamaya dayalı kaynak kullanır ve işitme cihazı gibi özel bir uygulama tasarımına göre çok daha fazla güç harcamaktadır.  Asgari güç tüketimi önemli bir kullanıcı gerekliliği olarak ortaya çıkmasa da, işitme cihazlarında Bluetooth doğrudan uygulama açısından kullanışlı değildir.

Bluetooth, NFMI-bazlı işitme kablosuz işitme cihazı sistemlerinin vücuda takılan eş zamanlayıcılarına sesi eş zamanlamak için kullanıldığından, bu teknolojinin ses kalitesi üzerine olan etkileri dikkate alınmalıdır. Ses eş zamanlamak için Bluetooth kullanımı, televizyon izleme için,  özellikle doğrudan sesşe eş zamanlı sesin birleştirildiği durumlarda kabul edilmesi pek mümkün olmayan bir gecikmeye neden olur.  Sesi eş zamanlı hale getiren Bluetooth -bazlı sistemler, Bluetooth’un MP3 oynatıcı veya mikrofonun kablosuz kulaklık gibi bir alıcı cihaza sesi iletebildiği gibi cihazların Bluetooth ile nasıl etkinleştirildiğini açıklayan A2DP (İleri Ses Dağıtım Profili) adı verilen bir yöntem kullanmaktadır.   Bu protokolün gecikmesi 40 milisaniyeyi aşmaktadır ve kullanılan ses sıkıştırma tekniğine bağlı olarak 125 milisaniyeye kadar gecikir. Eş zamanlı hale getirilen ses, işitme cihazı mikrofonları aracılığıyla yükseltilen sesle veya açık bir sistemde kulak kanallarına giren sesle birleşirse, bu büyüklükte bir gecikme eko algılanmasına ve televizyon seydereken dudak senkron sorunlarına bile neden olabilir. Gecikme bilinçli bir şekilde algılanmayacak kadar küçük olsa dahi, ses ve görsel sinyaller arasındaki uyumsuzluk televizyon izleme deneyiminde önemli bir olumsuz etki yaratır (Reeves & Voelker, 1993).

Şekil 1’de bir ev ses sisteminden üç kablosuz işitme cihazı sistemine eşleştirilen ses sinyallerindeki gecikme karşılaştırılmaktadır. Gecikme, bir hoparlörden gelen sesin KEMAR mankeninin kulağına gelmesiyle, kablosuz iletim ve işitme cihazı aracılığıyla kulağa gelen sesin gelişinin karşılaştırılmasıyla ölçülmektedir. Sesi ses kaynağından Bluetooth aracılığıyla eş zamanlı hale getiren NFMI-bazlı sistemler, dinleyiciler için rahatsız edici olabilen büyük gecikmelere neden olmaktadır.  Mükemmel ses kalitesi ve dudak senkron sorunları olmaması sorunları açısından kullanıcı gereklilikler bu teknolojiyle karşılanmamaktadır.

Şekil 1.İki NFMI-bazlı kablosuz işitme cihazı sistemi ve ReSound 2.4 GHz kablosuz sistemde direk akustik sesle ilişkili eş zamanlı ses gecikmesi. Ses kaynağından vücuda takılan eş zamanlayıcı ile Bluetooth kullanan ve büyük gecikmelere neden olan NFMI sistemleri Sistem B, zayıf ses kalitesiyle sonuçlanan “düşük yoğunluklu” ses sıkıştırma kullanmaktadır. ReSound sistemi yüksek yoğunluklu ses sıkıştırma sistemi kullanmaktadır ve ideal ses kalitesi için gecikme bulundurmaktadır.

NFMI ve Bluetooth eş zamanlama ile ilgili son bir sorun da, ses kaynakları ve vücuda takılan eş zamanlayıcı arasındaki birebir ilişki olmasıdır. Bunun anlamı, aynı kablosuz kapasiteye sahip işitme cihazı takan evli bir çiftin evlerinde eş zamanlama cihazlarını kullanamayacağıdır: televizyona bağlı iki ayrı eş zamanlama cihazı ve telefona bağlı iki eş zamanlama cihazı gerekmektedir.  Benzer şekilde,  hem oturma odasında hem de yatak odasında televizyon bulunan işitme cihazı kullanıcısı ayrı eş zamanlama cihazlarına bağlanmayacaktır ama aynı eş zamanlama cihazını odadan odaya taşıyacaktır.  Böylece, çoklu ses cihazlarına bağlanmak için kullanıcı gereklilikleri ve kullanıcılar için bağlantı paylaşımı gerekliliği karşılanmamaktadır.

Birlikte değerlendirildiğinde, NFMI ile birlikte Bluetooth, kablosuz işitme cihazının kablosuz teknoloji platformlarında kabul edilebilir kılacak özellikleri olarak tanımlanan kullanıcı gerekliliklerinin çoğunu bozmaktadır.

İşitme cihazı kullanıcı gerekliliklerini karşılama

Vücuda takılmayan cihazla basitlik

Daha önce bahsedildiği gibi, NFMI-bazlı sistemler vücuda takılan eş zamanlayıcıyı kablosuz cihaz sisteminin merkezi olarak kabul eder.  Televizyonlara veya telefonlara bağlanan diğer cihazlar ve işitme cihazlarının kendileri, vücuda takılan eş zamanlayıcıya bağlıdır.  ReSound tarafından seçilen 2.4 GHz teknolojisi sistemin tasarlanmasında daha fazla esneklik sağlamaktadır. Ürün geliştirme sürecinde, işitme cihazı kullanıcıları iki farklı kavramı değerlendirerek hangisinin en basit olduğunu belirlemiştir. İlk kavram, sistemin merkezinde “kişisel eş zamanlama birimi” kullanılan ve mevcut NFMI-bazlı sistemlere bir şekilde benzeyen bir sistemdi. Farklılık, kullanıcının daha büyük bir kablosuz iletim aralığına bağlı olarak kullanımdayken cihazı takmasına gerek olmamasıydı. Bu birim hem 2.4 GHz kablosuz özellikleriyle birlikte bir Bluetooth alıcısı içermekteydi. İşitme cihazları için uzaktan kumanda gibi, cep telefonlarına ve diğer Bluetooth ile etkinleştirilen cihazlara bir arayüz ve ses eş zamanlama aktivasyonu için bir kontrol birimi görevini görecektir.

İkinci kavram, Şekil 2’de görüldüğü gibi işitme cihazları ile sistemi merkeze alarak oluşturuldu.  Bu kavramla, işitme cihazları tüm bağlantıları kontrol eder ve kullanıcı açısından sadece işitme cihazının kablosuz özellikleri kullanmaya hazırlanması gerekir.  Bir odada bulunan televizyon ve diğer odada bulunan ev ses sistemi gibi çoklu cihazlardan iletim sağlamak için ayrı eş zamanlayıcıların kullanılması, ayrı çözümler olarak değerlendirilmez, bunun yerine işitme cihazları tarafından kullanılan başka bir bağlantı olarak görülür. Bu da kullanıcılar açısından kolaylıkla kavranan bir kavram haline gelmiştir ve katılımcıların çoğu tarafından merkezi kontrol edici üzerinden tercih edilmiştir. Ayrıca, bu çözüm kullanıcılara diğer mevcut yaklaşımlarda bulunmayan rahatlık ve hareket kabiliyeti sunmaktadır. İşitme cihazı kullanıcıları kendi cihazlarını ç.oklu cihazlara bağlamakla kalmaz, aynı zamanda kablosuz aksesuarlarını diğer kullanıcıyla paylaşabilirler. Örneğin, bu cihazları takan bir kişi bu sistemin başka bir kullanıcısının evini ziyaret ettiğinde, birlikte futbol maçı izlemek için kendi TV eş zamanlayıcılarına bağlanabilir.

Şekil 2. ReSound kablosuz işitme cihazı sistemi işitme cihazlarını merkeze koymaktadır. Diğer teknolojilerde sistemin merkezini vücuda takılan eş zamanlayıcılar oluşturmalıdır; bu durumda işitme cihazlarına aksesuar gibi davranılır.

Uzun aralıkta sabit bağlantılar

ReSound 2.4 GHz kablosuz teknolojisinin iletim gücü bir cep telefonunun 100’de 1’inden azdır; bununla birlikte yaklaşık 7 metreye kadar bağlantı sağlayabilir. 2.4 GHz bandı etkileşimde olabilecek çok sayıda kablosuz cihazı bulundurduğundan, sabit bağlantılar sağlamak geliştirme aşamasının odağını oluşturmuştur. ReSound kablosuz sistemi 2.4 GHz bandını 35 kanala bölmektedir. Başka bir cihaz aynı kanalda işitme cihazı olarak iletimde bulunursa, iletilen veri paketinin bozulması ve imha edilmesi gerekliliği riski bulunmaktadır. Bu nedenle, bu tür bir etkileşime karşı veri iletimini güvence altına almak gerekir.

ReSound kablosuz sistemi için, veri paket denilen dijital olarak kodlanmış küçük parçalar şeklinde iletilir.  ReSound bu veri paketlerini kablosuz iletimde parazite karşı korumak için iki yöntem kullanmaktadır. Birincisi zaman bölmedir. 2.4 GHz bandında çalışmayı kontrol eden kurallar, hiç bir cihazın verilen kanalda 0.4 saniyeden fazla iletimde bulunmaması gerektiğini belirtir. Bunun anlamı, çok fazla sıkışık kanallarda bile kanal serbestken küçük zaman boşluklarının ortaya çıktığıdır. Bu durumdan faydalanmak için ReSound, sadece 160 ve 500 mikro saniye (veya 0.00016 ila 0.005 saniye) uzunluğunda çok kısa veri paketleri göndermektedir.  Bu tür kısa bir paketin uzunluğu nedeniyle atlatma şansı daha yüksektir.

Şekil 3. ReSound, 2.4GHz bandında çalışan diğer ilerin cihazlarıyla çakışmayı önlemek için çok küçük zaman aralıklarında veri göndermektedir.

Savunmanın ikinci hattına frekans atlaması adı verilmektedir. Bu basitçe yeni bir veri parçasının gönderileceği zamanda 35 olası kanaldan yeni bir kanalın iletim için seçilmesi anlamına gelmektedir. İşitme cihazı, bir sonraki veri paketini göndermek için kanal üzerindeki kablosuz aksesuarla karşılıklı anlaşmaktadır. Banttaki tüm farklı cihazlar farklı bir seçim stratejisi kullandıklarından, her zaman birbirini sanal olarak temizlemektedirler.

Şekil 4. Çok kısa zaman aralıklarında iletime ilave olarak (yatay eksende gösterilen) ReSound teknolojisi, diğer kablosuz cihazlardan paraziti önlemek için 2.4 GHz bandında 35 farklı kanalı kullanılır hale getirmektedir. Bu grafik, diğer kablosuz cihaz iletim türlerinin ReSound teknolojisiyle ilişkili olarak nasıl dağıtıldığı hakkında fikir vermektedir.

Mükemmel ses kalitesi ve dudak senkronizasyon sorunları yok

Konuşulduğu üzere, televizyon ve diğer ses kaynakları gibi kaynaklardan Bluetooth iletimi kullanıcı gerekliliklerini karşılamada zayıf kalmaktadır. ReSound, A2DP protokolü ile ilişkili ses kalitesi sorunları olmayan ses iletimi için tescilli bir yöntem tasarlamıştır. Şekil 1 ‘de gösterildiği gibi, bu yöntemle ilişkili gecikme çok kısadır, bu da doğal ses dinleme deneyimi sağlarken, ses ve görsel girdilerin senkronize olmamasını tamamen engeller. Bu sorunların üstesinden gelmesine ilave olarak, montajcının ses eş zamanlama için sıklık yanıtına bireysel ayarlamalar yapması da mümkündür ve kullanıcının hem ses eş zamanlama hem de duyma cihazı amplifikasyonunun sesini ayarlama konusunda esnek bir seçeneği vardır.

Montajcı gereksinimlerini karşılama

İşitme cihazını hastaya takan uzmanların gereksinimleri başlıca asıl takma süreciyle ilgilidir. Neredeyse tüm işitme cihazı üreticilerinin ürünleri standart programlama ara yüzlerine uygun olsa da, montajcılar yaklaşık yirmi yıldır hala kablo ve bağlantı elemanı karmaşasıyla uğraşmak zorundadır. İlk “kablosuz” cihaz çözümü, sadece bilgisayardan programlama ara yüzüne kadar kablosuz olan endüstri standardı NOAHlink idi: programlama kabloları, programlama başlatma ve programlama kapsülleri hala gereklidir. NFMI-bazlı kablosuz işitme cihazlarında da kablosuz programlama bulunmaktadır. NOAHlink gibi, Bluetooth aracılığıyla bilgisayarla iletişime geçen ve hasta üzerine takılan bir ara cihaz gereklidir. Bunların avantajı, fiziki bağlantı elemanlarının vücuda takılan programlama ara yüzünden çıkarılması olmuştur. Doğru yönde küçük bir adımken, müşteriler halen bir ara cihaz takmaları gerektiğinden kablosuz bir cihaz olma açısından halen kullanıcı gereksinimlerini tam olarak karşılamamaktadır. Bu tür bir cihaz aslında yığın NOAHlink madalyonu ile NFMI-bazlı iletişim için indüksiyon bobini bulunan bir caydırıcı kancayı içermektedir.  Müşterilerin programlama sırasında boyunları etrafına bu kancayı takmaları gerekmektedir.

Doğrudan bağlantı, uzun aralık ve “tak ve çalıştır”

ReSound 2.4 GHz çözümünde, ara cihaz olmadan yaklaşık 3 metre aralığında taşınabilir belleğe benzer küçük bir USB cihazından doğrudan işitme cihazına gönderme kapasitesi bulunmaktadır. Bu USB cihazına AirLink adı verilmektedir. Cihaz yazılımı kurulumu yapıldıktan sonra, montajcı sadece AirLinki bilgisayar üzerindeki USB girişine takmalıdır ve müşterinin işitme cihazı dışında başka bir cihaz takması gerekmemektedir bu sadece “tak ve çalıştır” gereksinimini karşılamakta, aynı zamanda da soğrudan bağlantı ve uzun iletim aralığı hedeflerini de gerçekleştirmektedir.

“Tak ve çalıştır” kavramı, kullanım kolaylığı açısından bir varsayımdır. Küçük bir cihazın USB’ye takılma kolaylığı aşağı yukarı ortadayken, tüm cihaz sisteminin montajcı için kolay takılabilir olması gerekmektedir. Bunu sağlamak için, kablosuz elemanlar ve kablosuz aksesuarların taşınması, mevcut yazılıma ekleme yapılmaktan ziyade yeni bir yazılımın dahili parçası olarak dahil edilmiştir. Bu tasarım gözleme ve yürütülmesi gereken görevlerin analizlerine ve görevlerin tipik olarak yapıldığı sıraya dayalıdır.  Geliştirme sırasında, çeşitli aşamalarda kapsamlı ve tekrarlayan testler de yapılmıştır.  Bu deney türü, kullanıcıların cihazları/araçları amaçlarına erişmek üzere nasıl kolaylıkla kullandıklarını incelemektedir. Örneğin, bir montajcı cihazı yerleştirme sırasında işitme cihazına kablosuz olarak nasıl bağlanacağını hızlı ve sezgisel olarak anlayamazsa, kullanışlılık burada başarısız olur ve işlevsellik değiştirilmeli ve yeniden test edilmelidir.

Sağlam bağlantı

Sağlam bağlantıların kurulması ve sürdürülmesi, işitme cihazı montajcıları açısından önemli gerekliliklerdir. Geleneksel bir programlanabilir işitme cihazı sisteminde, HiPro veya tescilli bir arayüz gibi bir cihaz programlama ara yüzüyle bilgisayara kabloyla takılır ve kabloya gönderilen verilerin 1) kablonun sonunda belirli bir işitme cihazına ulaşacağı ve 2) veri her yollandığında aynı cihaza ulaşılacağı güvenli bir şekilde varsayılabilir. Bu durum açık görünmekle beraber, varsayım kablosuz cihaz takma için geçerli değildir. Kablosuz bir programlama cihazı bağlantı elemanları hakkında bilgiyle veri paketleri gönderdiğinde, yakındaki tüm cihazlar bu verileri alabilir ve alacaktır.

Çünkü tüm işitme cihazları tüm verileri alacaktır, alınan verilerin filtre edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, tüm ReSound kablosuz ürünleri global olarak benzersiz bir tanımlayıcı /veya adres) ile donatılmaktadır. Bu tanımlayıcı, veri paketindeki varış yeriyle ilgili bilgilerle eşleşmelidir, aksi takdirde, paket bu özel işitme cihazına ait olmadığından reddedilir.

Bu adres sistemi kullanılarak, kablosuz programlama cihazı ve işitme cihazı arasında özel bir bağlantı oluşturulabilir, böylece doğru adresi olan işitme cihazı o adrese gönderilen verileri alacaktır. Bu da, aynı zamanda birkaç AirLinks’in aktif olduğu kliniklerde bile işitme cihazlarının güvenle takılabilmesini sağlar. Bu Şekil 5’de gösterilmektedir- paketteki A ve B cihazlarında bile, A işitme cihazında işlenmektedir.

Şekil 5. Kablosuz programlama arayüzü, bireysel işitme cihazları ile özel iletişim kurabilir ve fabrikada işitme cihazlarına özgü belirlenen benzersiz adreslerin kullanımıyla güvenli bir şekilde veri aktarımı yapabilir. İşitme cihazları, onlara özel olmayan verileri alır ama göz ardı eder.

Bu yeni bir sorun yaratır: Kablosuz programlama cihazı (AirLink) iletişim kurması gereken işitme cihazının adresini nasıl bilmektedir? Tüm adresler benzersiz olduğunda (ve 4 milyardan fazla adres ola ihtimali olduğunda), bölgedeki cihazları keşfetmek için bir mekanizma gerekmektedir. Bu amaçla, adreslerden bir tanesi “keşif” süreci için kullanılmak üzere seçilmiştir. Açıldıktan sonraki ilk 2 dakika, işitme cihazı bu global olarak paylaşılan adres üzerinde biraz veri aktaracak, basitçe “bana ihtiyacınız olursa, X adresine bulunabilirim” diyecektir. Cihaz yazılımında keşif başlatıldığında, kablosuz programlama cihazı bu bilgi için dinleyecek ve böylece iletişime geçilecek cihazların adreslerini öğrenecektir. Bulunan işitme cihazlarının hepsi cihaz yazılımında gösterilmektedir ve montajcı Şekil 6’da gösterildiği gibi cihaz için sağ veya sol kulaktan uygun olanını seçebilir. Kullanıcı bir veya iki cihaz seçtiğinde, özel iletişim başlatılır.

Şekil 6. “Keşif” sırasında, kablosuz programlama cihazı aralık içindeki tüm işitme cihazlarını arar ve onları gösterir. Montajcı bunları sağ veya sol kulağa göre belirlerken, uygun işitme cihazlarına özel bir bağlantı kurulur.

Özet

Resound’un kablosuz işitme cihazları için tescilli 2.4 GHz bazlı sistem seçimi sektörde bir ilk olup etkileyici bir teknolojik gelişmedir. Bununla birlikte, teknoloji hatırına teknoloji değildir. Bu yaklaşımın seçilmesi, öncelikli kullanıcı ihtiyaçlarının sistematik analizleri, bu ihtiyaçların nasıl karşılanabileceğinin dikkatli bir değerlendirmesi ve olası teknik çözümlerin derin incelemesinin bir sonucudur. Bu makalede hangi kullanıcı gereksinimlerinin tanımlandığı ve bunların kablosuz işitme cihazı sisteminin tasarımını nasıl etkilediği incelenmiştir. Kullanıcılar için başlıca endişe, en iyi ses kalitesiyle harici kaynaklara sağlam bağlantılar için kullanılabilen bir işitme cihazıyla çalışan basit bir sistemdi 2.4 GHz kablosuz teknoloji, bu gereklilikleri karşılamak adına hali hazırda ideal bir çözümdür.

Referanslar

Groth J, Anthonsen A. 2010. Fewer wires, less complexity and more connections: The new challenge for wireless hearing instruments. Hearing Review, 17(6), 28-36.

Reeves B, Voelker D. 1993. Effects of audio-video asynchrony on viewers’ memory, evaluation of content, and detection ability. Stanford University: Research report prepared for Pixel Instruments.